English


 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 bunları biliyor musunuz ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5 ... 11 ... 18  Sonraki
YazarMesaj
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 3:07 pm

Konunun ilk mesajı :

bunları bilizyormusunuz dizin
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör

YazarMesaj
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:13 pm

punisher25 demiş ki:
yusufaktas demiş ki:
Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.
♥ Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı.
♥ Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülkedir.
♥ Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
♥ Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır

dikkat etdiysen yazdıklarının yarısı yukarda var
özür
ama seninde yazdiklarında n 2 tanesi yazılı biride benim yazdığımdan(eyfel)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
PuNiShEr_25



Mesaj Sayısı : 158
Points : -59
Reputation : -1
Kayıt tarihi : 07/03/09
Yaş : 21
Nerden : bursa

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:14 pm

yusufaktas demiş ki:
punisher25 demiş ki:
yusufaktas demiş ki:
Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.
♥ Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı.
♥ Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülkedir.
♥ Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
♥ Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır

dikkat etdiysen yazdıklarının yarısı yukarda var
özür
ama seninde yazdiklarında n 2 tanesi yazılı biride benim yazdığımdan(eyfel)

tamam onu görmemişim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:15 pm

Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:15 pm

aynı şekilde bende görmmemiştim (adın ne) confused
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:16 pm

1 Nisan şakasının kökeni nedir? 1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX Charles'in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine devam ettiler.1 Nisan'da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıldı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:17 pm

İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar? Bu konuda iki ayrı açıklama vardır. 1) İnsanların beş duyusunu tatmin amacıyla şarap kadehini sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi, görme; diliyle tat alma; burunla koklama;eliyle dokurma,ve çın sesiyle işitme. Şarap bütün duyguları tatmin eder anlamını taşır. 2)Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip,ona zehirli içki sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir yudumun kendi kadehine dökülmesini isterdi. Sonra aynı anda içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine güvenini göstermek için kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehe hafifçe vurur, çın sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:17 pm

Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler? Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:18 pm

Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir? Bu şarkı"Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika'lı iki kız kardeşe aittir. Orijinal adı " Good Morning to All" yani " hepinize günaydın"dır. Daha sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:18 pm

Mezara niçin çiçek konulur? İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon'nun milattan önce 1346 da öldüğünde mezarının çiçekten tacçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada ise M.Ö 2000 yıllara kadar mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme, kötaü ruhları kovma amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda kullanılır. Ağacın yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenherinde siyah giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayalletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:19 pm

İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar? Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:19 pm

Satrançta şah niçin o kadar pasiftir? Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
PuNiShEr_25



Mesaj Sayısı : 158
Points : -59
Reputation : -1
Kayıt tarihi : 07/03/09
Yaş : 21
Nerden : bursa

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:19 pm

çin alfabesinde 2000 den fazla harf vardır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:19 pm

Bir hafta niçin 7 gündür? Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:20 pm

Niçin otellerin kapıları döner kapıdır? Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini engeller.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:20 pm

Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapışırlar? Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabın içinde ya da bir bardakta üstüste duran buzların herbiri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktada çok küçük kısım erir.Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:21 pm

Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker? Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
PuNiShEr_25



Mesaj Sayısı : 158
Points : -59
Reputation : -1
Kayıt tarihi : 07/03/09
Yaş : 21
Nerden : bursa

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:21 pm

Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
PuNiShEr_25



Mesaj Sayısı : 158
Points : -59
Reputation : -1
Kayıt tarihi : 07/03/09
Yaş : 21
Nerden : bursa

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:21 pm

Tarantulalar iki bucuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
PuNiShEr_25



Mesaj Sayısı : 158
Points : -59
Reputation : -1
Kayıt tarihi : 07/03/09
Yaş : 21
Nerden : bursa

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:22 pm

akrebi bi hafta dondursalar 1 hafta sonra buz çözüldüğünde yürür gidermiş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:22 pm

Çinlilerin gözleri niçin çekiktir? Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
PuNiShEr_25



Mesaj Sayısı : 158
Points : -59
Reputation : -1
Kayıt tarihi : 07/03/09
Yaş : 21
Nerden : bursa

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:22 pm

akrepler iç organlarını yenileye bilirler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:23 pm

Dolunay insan davranışlarını etkiler mi? İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:24 pm

Dolunay insan davranışlarını etkiler mi? İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:24 pm

Niçin gözyaşı dökeriz? Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yusufaktas



Mesaj Sayısı : 357
Points : -21
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 06/03/09

MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   C.tesi Mart 07, 2009 9:25 pm

Üç yaşından daha önce olanları niçin hatırlamıyoruz? Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anıveya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: bunları biliyor musunuz ?   Bugün 8:06 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
bunları biliyor musunuz ?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
4 sayfadaki 18 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4, 5 ... 11 ... 18  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
English :: Komikaze-
Buraya geçin: